İNGİLİZ'İN DÜNYA'YA REZİL OLDUĞU CEPHE'YE KUT DENİR

   

Halil Kut Paşa

                                                 

Utancın destanı, sömürgeci İngilizlerin 6 Kasım 1914’de Irak harekatına, Basra körfezindeki Fav’a asker çıkarmasıyla başlar.

23 Kasım 1914’de Basra’yı işgal eden İngilizler daha sonra Kuma’ya taarruz etmişler ve Türk birliklerini kuzey’e çekilmeye mecbur etmişler ve Türk birliklerini kuzey’e çekilmeye mecbur etmişlerdi.

28 Eylül 1915’de gerçekleşen 1. Kut muharebesinde mağlup olan Türk birlikleri Selmanpak’a çekilmişlerdi. Selmanpak’a ilerleyen İngilizler 23 Kasım’da 51. Tümenimizin kuzeyden yaptığı taarruzla çok ağır zayiat vermiş ve  Kutü’l-amare’ye çekilmişlerdi. Irak ordusu komutanı Nurettim Paşa 6.İngiliz Tümeni komutanı General Townshend’e teslim olmaları için teklifte bulunmuş ve rededilmişti.

General Townshend

Bu zamandan itibaren’de her zaman kendine çok güvenen ve yaşantısını sömürge ve onların kaynaklarıyla idame ettirmeye alışmış  İngiliz siyasetine tarihinin cephelerdeki en utanç verici kapısıda açılmış oldu. Kutü!l-amare’deki Türk kuşatması 4 ay 23 gün sürdü. Etrafı çevrilen Kut içinde mahsur kalan General Townshend komutasındaki 13.300 askerin içinde 4014 Müslüman askerde vardı. İngilizlerin Kut’da mahsur kalan birliklerini kurtarmaya gücü yetmemişti.

Bu sırada 13 Ocak 1916’da Irak ordusu komutanlığına atanan ve daha sonra İngilizlerin utanç destanına imzasını atacak olan Albay Halil Bey  Vadi-i kelal muharebesinde ağır zayiat verdirdiği İngilizleri Irak cephesinden atma harekatına, Felahiye muharebeleriyle devam etmiş ve İngilizler Kut’ta etrafı çevrilmiş  olan 6. Tümenlerini kurtaramamışlardı. Mahsur kalan Tümenleri Hastalık ve açlıktan perişan halde kalmış, İngiliz’in asalak yaşama siyasetinin neticesi İngiliz askerlerine fatura edilmişti.

Son bir çaba olarak, sıkışan Tümenine erzak yollamak için;yola çıkan Julnar gemisinin Türkler tarafından ele geçirilmesi hayal kırıklığıyla neticelendi. Geminin ele geçirilmesiyle’de teslim müzakereleri başlamıştı. Perişan haldeki İngiliz’in üzerinde güneş batmayan İmparatorluğu dünyanın gözü önünde rezil olmuştu. Ne var ki; bir yandan sıtma’dan muzdarip General Townshend ülkesine gönderilmek için adeta yalvarırcasına Enver Paşa’ya ulaşmaya çalışırken, hala pazarlık derdinde olan  İngiliz eşit miktardaki takasla Mısır ve Hindistan’da esir tutulan Türkleri serbest bırakmanın hesaplarını yapıyordu.  Umum Irak ordusu komutanı General Persy Lek 1917 yılında yayınladığı raporunda ise; adeta kendisini bu hezimetten muaf tutarcasına savunmaktaydı. Harp biz Türkler için ise her zaman bir düğündü ve Harp tarihimize altın harflerle yazılan bir destandı.

İngiliz bu Irak cephesinde bir tek şeyde çok başarılı olmuştur, oda bu utancını gizleme adına sinsi siyasetiyle ülkemizin yeni nesline aktarılmaması ve tarih kitaplarımızdan çıkartılması başarısını göstermiştir. Aynı Çanakkale cephesindeki hezimetlerinde geri çekilişlerinde Aralık ayında ustaca yarımadayı terk ettikleri gibi !

Ve şimdi toparlanıp Ortadoğu’yu yeniden işgal etmeye mi geldiniz ?

Kutü’l-amare cephesinin Büyük kumandanı Halil Kut Paşa’ya selam olsun. Cephe’de hayatını kaybeden tüm şehit ve Gazilerimize Tanrı rahmet eylesin, Saygı ve minnetle….

 

Serdar Halis Ataksor

Kimden: Kut

Kime :İngiliz Avrupa Kv.Kh

Gönderen:W/T

Tarih:29/4/16

Saat:13.20

Kuttaki muhafızlarımızı almak üzere bir Türk Alayı yaklaşmaktadır. Hem kale'nin hemde şehrin üzerine beyaz bayrağı çektim; taburlar saat 2'de Şamran yakınındaki kampa girmeye başlıyorlar. Biz telsizi yavaşça imha ediyoruz ki bu iş yapılmaya değer.

13.35            General Townshend

Kut'dan bütün gemiler ve istasyonlara elveda ve hepinize iyi şanslar.