Çanakkale Muharebeleri
Çanakkale Muharebeleri

Çanakkale muharebeleri

Çanakkale savaşının sebeplerine dair bir özet

Birinci Dünya Savaşı sıralarında geçen çanakkale muharebeler, Türk tarihine altın harflerle yazılmıştır. İnternette, çanakkale destanını ve tarihini detaylı anlatacak bir çok site bulunmaktadır. Bu sayfada yazmış olduğum 'çanakkale muharebeleri' adlı bölümün sebebi ise, çanakkale muharebelerinin kısa olarak bir özetini vermektir. Böylece, Halis Bey'in içinde olduğu çanakkale muharebelerini daha iyi anlayabileceğinizi sanıyorum.

Avrupa'da milliyetçiliğin yükselmesi, sömürgeciliğin artması, emperyalist düşüncelerin yayılması ve ekonomik sıkıntılar; I. Dünya Savaşı'na sebep olmuştur. 19. yüzyılda yükselen değer olan milliyetçilik, bazı ülkeleri zaruri olarak bir araya getirmiştir, mesela İngiltere ve Fransa'nın ittifakı gibi... Avusturya-Macaristan ve Osmanlı İmparatorluğu kendi iç sıkıntılarını düzeltmeye çalışırken, diğer taraftan İtalya da İngiltere-Fransa paktına sıcak bakmıştır ve böylece ekonomik sıkıntılar sömürgeciliği gündeme getirmiştir.

Başta İngiltere ve Fransa gibi ülkelerin askeri güç kullanarak yayılma politikaları savaşın çıkmasının başlıca etkeni olmuştur. Enver Paşa'nın kararıyla, 1915'de Türkler'de, Almanya ile birlikte müttefik olarak I. Dünya Savaşı'na katılmış; İngilizler ve ona ortak olan bir çok ülke, boğazlardan geçerek İstanbul'u kontrol altına alıp Rusya ile bağlantısını güçlendirebilme imkanı yakalamak istemiştir. Ayrıca, Balkanlar'ı da işgal edip, I. Dünya Savaşının en stratejik bölgelerinden birini de kontrol altına almak istemişlerdir. Fakat, ilk önce boğazlardan geçme zarureti hasıl olmuş, İngiliz, Fransız ve bu ülkelerin sömürgeleri çanakkale'ye saldırma kararı almıştır.

Türkün, birbirinden parlak galibiyetle dolu, şerefli tarihinde "18 Mart çanakkale Zaferi" pek kıymetli bir yer tutar. Çünkü Mehmetçik 1914-1918 Cihan Harbi'ne katılmak zorunda kaldığı vakit, gafil avlandığı Trablusgarp ve Balkan harplerinden çok yorgun çıkmış ve üzerinden henüz bir yıl geçmişti.

Buna rağmen Avrupalılar'ın "artık bitti, tükendi" sandıkları Mehmetçik, 1915 yılı Martının 18. günü İstanbul kapılarını zorlamaya kalkışan dünyanın en azametli, en kudretli iki büyük devletinin işbirliği yapmış deniz kuvvetlerine karşı o parlak zaferi kazanmaya muvaffak olmuşdu.

Öğle bir zafer ki, hesaba, mantığa sığmayan, akılları durduran bu yiğitlik mucizesi karşısında dost da, düşman da parmak ısırdılar. Dosta da, düşmana da "Bravo Türk'e..." dedirten, hatta geçmişin Kosova, Niğbolu, Varna, Çaldıran, Mercidabık zaferlerine layık pek parlak bir eş teşkil eden bu kahramanlık mucizesi dünyanın en kudretli, en zengin iki deniz devletinin müşterek donanmalarına karşı Mehmetçiğin tüm savaşlarda olduğu gibi çanakkale muharebelerinde  kahramanlığını göstermesi sayesinde kazanılmıştır. Sebep ve sonuçları bakımından siyasi olan bu muharebeler neticesinde, gelecekte ki ülkelerin dünyadaki coğrafyaları şekillenmiş, Avusturalya, Yenİ Zellanda gibi ingiltereye bağlı coğrafyalar ulus olma bilincine sahip olmuş, Rusya'da Bolşevik devrimine kapı açılmış ve bizim açımızdan da Yeni Türkiyenin ön sözünün yazıldığı bir destan olarak  tarihimize geçmiştir.

 S.SERDAR HALİS ATAKSOR